vajinal estetik

Cinsel Estetik

Cinsel estetik operasyonları arasında en çok talep gören ve yer alan operasyonlar arasında Labioplasti yeralmaktadır. Konjenital (doğuştan) yada cinsel organların matur (olgun) hale gelmesinden sonra labium minor adı verilen iç dudakların normalden fazla yarattığı çıkıntının cerrahi estetik yöntem uygulanarak düzeltilmesidir. 
Vajinal doğumlardan sonra iç dudakların şekil bozuklukları oluşmasıda estetik operasyon için diğer bir sebep olabilmektedir.  İşlem yapılan alan tamamıyla vajenin ve kızlık zarı olan himenin dışındadır. Bu nedenle operasyon hiçbir şekilde himen yapısını bozmaz yada değiştirmez.

Dış dudak adı verilen labium majusa yönelik operasyonlar ise bu yapının rahatsızlık verecek derecede büyük olması durumunda küçültücü operasyonlar, çok silik olması durumunda ise kollajen ve yağ enjeksiyonları ile dolgunlaştırılmasıdır.

Vajen daraltma operasyonları ise vajinanın arka duvarı üzerinde gerçekleştirilen operasyonlardır, sıklıkla vajinal doğumlar sonrası oluşan dikiş hatlarındaki iyileşme kusurlarına yönelik operasyonlara eklenir. Cinsel ilişkide herhangi bir ağrıya yol açmaması açısından daraltma vajen iç kısmında yapılırken, vajen ağzında aşırı bir daraltma işlemi gerçekleştirilmez.

Himenoplasti adı verilen kızlık zarı onarımı ise vajen girişindeki himen adı verilen mukoza katlantısının onarılarak bu katlantının eski doğal haline getirilmesi işlemidir.

Vajinal estetiğe yönelik tüm operasyonlar ve himenoplasti hasta isteğine göre hem lokal hemde genel anestezi altında yapılabilmektedir.

Hastalar işlem sonrası birkaç saat içinde günlük hayatlarına dönebilirler. Kullanılan materyaller ve estetik dikişler nedeniyle herhangi bir dikiş izi kalmaz.

Bu operasyonların bölgenin anatomisini iyi bilen ve bu tip operasyonlarda tecrübe sahibi uzmanlar tarafından yapılması önerilir.

 

IMG_0496

Laparoskopik Endometriosis Cerrahisi

Endometriosis nedir?

Dünya çapında milyonlarca kadını etkileyen üreme organlarını kapsayan ağrılı hastalıktır.  İnfertilite (kısırlık ) ve kronik pelvik ağrı (kronik kasık ağrısı) nın önemli bir sebebidir. Endometriosisin, otoimmün hastalıklar , fibroidler(myomlar) , adenomyosis, sistit ve çeşitli kanserlerle ilişkileri araştırılmıştır.

 

Endometriosisde neler olur?

Normal menstruasyon sırasında kadın bedeni endometrium denilen rahmin iç tabakasını dışarı atar. Bazı kadınlarda bu menstrual (adet) atılım Rahim tüpleri  vücut içine atılır ve rahmin dışında karın içi boşluğuna yerleşir. Kadının adet döngüsü sırasındaki hormonal değişiklikler ile beraber büyür ve yayılır. Normal endometrium dokusunun tersine bu dokunun vücuttan atılması için bir yol yoktur ve bu olay endometriosise yol açar.

 

Hastalık gelişim süreci içinde endometirosis odaklarından olan iç kanama, büyüyen hastalıklı dokunun etrafa saçılması, komşu dokulara zarar veren enzimlerin salgılanması, barsak, mesane ve bu organların yeraldığı pelvik boşluğa yayılım gözlenebilir. Organların arasında yapışıklıklar, bantlar, organların kendi etrafında dönmesi yoğun kasık ağrılarının sebebi olarak ortaya çıkar . Kronik kasık ağrısı, barsak yada idrar yolu bozuklukları, ağrılı cinsel ilişki ve kısırlık endometriosisle birlikte sık görülür.

 

laparoskopik yumurtalık kisti
laparoskopik cerrahi enstrumanları

 

Endometirosis nerede oluşur?

 

Sıklıkla lezyonlar nodüller yada odaklar olarak ifade edilse de mesane, ince ve kalın barsaklar, vajenin arkasında yeralan karın içi boşluk (kul de sak), yumurtalıklar, fallop tüpleri, ve karın-kasık bölgesini içerir. Daha nadir olarak, Endometriosis, diafram ve akciğerler gibi ekstrapelvik bölgelerde yeralabilir.

 

Endometriosisi yaratan nedir?

 

Kesin sebepleri bilinmemekle ve tartışma konusu olmakla birlikte yapılan çalışmalarda genetik, immün yetmezlik, metaplazi (hücrelerin kendini başka bir hücre tipine değiştirebilme kapasitesi) ve çevresel toksinler  suçlanmıştır. Her kadında endometriosis gelişme ihtimali varolmakla beraber bazı kadınlar genetik olarak bu hastalığa yatkındır. Annesi yada kız kardeşinde hastalık bulunan kadınlar altı kat daha fazla hastalık riski altındadır.

 

Erken yaşta adet döngüsünün başlaması, ağır kanamalı adet dönemleri geçirmek, sık gelen adetler artmış endometriosis riski ile beraberdir. Sonuç olarak, Endometriosis oluşumunda  birçok mekanizmanın birlikte yeralması da mümkündür.

 

Endometriosis tedavisinde neler yapılır?

 

Normal doku korunurken Endometriosis dokusunun cerrrahi olarak çıkartılması hastalığın tedavisinde en etkili yol olarak öne çıkmaktadır. En uzun süreli semptomatik rahatlamayı sağlar.

 

Laser yada elektrocerrahi yöntemlerle lezyonun yakılması yüzeyel bir tedavi yöntemi olarak Kabul edilir ve yüksek tekrarlama riskine sahiptir. Doku biopsisi almayı imkansız kılar.

 

 

Medikal tedavi seçenekleri geçici rahatlama yaratabilen ama kesin tedavi sağlamayan yöntemlerdir. 

laparoskopik yumurtalık kisti

Laparoskopik Yumurtalık Kisti Çıkarılması

LAPAROSKOPİK YUMURTALIK KİSTİ ÇIKARILMASI

Basit bir yumurtalık kisti 6 cm veya daha büyükse yada üreme çağındaki kadında 2 aydan fazla süredir varlığını sürdürüyorsa kistin çıkarılması endikasyonu vardır. Laparoskopi yada laparotomi yapılması kistin büyüklüğüne ,cerahın minimal invaziv yöntemler konusundaki tecrübesine ve malignite(tumör) varlığına göre değişmektedir.

Kist çeşitli tekniklerle çıkartılabilir. Eğer kist kompleks yapıda yani içinde sert ve kistik alanları birarada içeriyorsa kötü huylu oluşum olasılığını dışlamak için batında sıvı varlığı(asit) değerlendirilir, yumurtalık yüzeyindeki olası kabarıklıklar , periton (karın iç zarı) ,karaciğer ve diafram yüzeyleri değerlendirilir. Kötü huylu oluşum olasılığı gözardı edilemiyorsa kist bütünüyle çıkarılmak üzere dikkatli bir şekilde diseke edilir. Kist materyali Karın boşluğu dışına bir torba içinde 10 mm lik kanaldan alınır. İşlem sırasında kist içindeki materyal dikkatli bir şekilde karın dışına alınır. Kist duvarı frozen patoloji (ameliyat esnasında yapılan acil patolojik tetkik) değerlendirilmesine gönderilerek iyi huylu bir oluşum olduğundan emin olunur. Eğer kötü huylu oluşum sonucu gelirse laparatomi yapılır. İçinde bantlar içeren yumurtalık kistleri, ultrasonda tipik yoğun internal ekolar oluşturuyorsa veya katı kitlesel oluşumlara sahipse kötü huylu oluşum olasılığı değerlendirilmelidir. Bu tip yumurtalık kistleri laparoskopi için uygun değildir.

İyi huylu yapıdaki dermoid kistler yada diğer adıyla benign kistik teratomlara ise sert ve kompleks yapılarına rağmen laparoskopik cerrahi yaklaşım en uygun cerrahi seçeneğidir. Kistin mümkün olduğunca batın içinde patlatılmadan batın dışına çıkarılmasına çalışılır. Kist işlem sırasında patlarsa karın içi boşluk kistin yoğun içeriği ile karşılaşır. Karın içi zarların bu içeriğe karşı reaksiyon göstererek kimyasal bir peritonit(karın iç zar iltihabı) oluşturmasına engel olmak için karın boşluğu bol miktarda ringer laktat solusyonuyla yıkanır.

 

Kistin içeriğinin kötü huylu hücreler taşıması ve batına dağılması olasılığı gerek açık gerekte laparoskopik cerrahide mevcuttur. Önemli olan yumurtalık kanserlerinde erken dönemde evreleme cerrahisi denilen yöntemle Rahim, iki taraflı yumurtalıklar, lenf nodları ve omentumun çıkarılmasıdır.

Menapoz sonrası kistlerde laparoskopik cerrahi ile çıkarılabilir. Eğer kötü huylu oluşum şüphesi varsa yumurtalığın tamamen çıkarılması tercih edilir. Laparoskopi uygulayan klinisyenin laparoskopik yada batını açarak over kanseri evreleme cerrahisini ameliyat içinde yapabilmesi önem taşır. Buna rağmen şu an Amerika Birleşik Devletlerinde bile yumurtalık kanseri evreleme cerrahilerinin %60 ‘ı ikinci bir ameliyat seansı ile gerçekleştirlmektedir.

Yumurtalık kanseri gelişmiş ülkelerde kadın üreme sistemi kanserleri içinde en önde gelen ölüm nedenidir. Yumurtalık kanserinin mortalitesinin yüksek olmasının nedenleri erken evrelerde semptomların belirsiz olması ve etkin tarama yöntemlerinin bulunmamasıdır. Bu nedenle hastalar geç evrelerde saptanabilmekte ve hastaların sağ kalımı oranı düşük olmaktadır. Sağ kalım oranını arttırmak için erken tanı yöntemlerinin geliştirilmesi gerekmektedir. Bu amaçla geliştirilen HE4, yumurtalık kanserlerinin tanı ve takibinde etkin bir ajan olarak ümit vericidir. Her ne kadar akciğer, meme ve pankreas epitelyal kanserlerinde de HE4 için orta-yüksek oranda görülse de, en yüksek değerleri epitelyal yumurtalık kanserlerinde gözlenmektedir. Bu nedenle bu belirteç ve yumurtalık kanserleri arasındaki ilişki üzerine yapılmış birçok çalışma bulunmaktadır.

Yumurtalık kanserinin cerrahi öncesi değerlendirmesinde menopozal durum, fizik muayene, ultrasonografi, CA125 düzeyi ve aile hikayesi yer almaktadır. Bununla birlikte daha spesifik ve hassas ölçüm parametrelerine gereksinim duyulmuştur. Bu amaçla HE4 ve CA125 düzeyleri bir arada değerlendirilerek ROMATM (Risk of ovarian malignancy algorithm) adında bir algoritma oluşturulmuştur. ROMA’nın 18 yaş üstü, sağ yada solda yumurtalık bölgelerinde kitlesi olan, cerrahi tedavi planlanmış hastalarda prognoz ve tedavi takibi için ilave katkısı olduğu gösterilmiştir.

 

 

Laparoskopik olarak yumurtalık kistlerine müdahale edecek klinisyenin minimal invaziv cerrahi işlemler konusunda deneyiminin yüksek olması elde edilecek sonuçlar ve hastalığın doğru yönetimi açısından önem taşır.

 

Laparoskopik Pelvik Taban Cerrahisi(Rahim,mesane ve barsak sarkması)

LAPAROSKOPİK SAKROKOLPOPEKSİ

 

Pelvik organ prolapsusun (POP)(pelvik organ sarkması) tedavisinde laparoskopik yaklaşım önemli avantajlara sahiptir. Ikınma ile ele gelen vajinal kitle şikayeti, histerektomi (Rahim alınması) sonrası ortalama 5.2 yıl sonra başlayabilir. Vajenin sonlandığı güdüğün dışarı gelmesi (kaf prolapsusu) gibi, vajen ön duvarının yani mesanenin dışarı gelmesi gözlenebilir. Her iki durumda da puboservikal fasia denen destek dokusunun harabiyeti hastada tam idrar boşaltamama gibi şikayetlerin ortaya çıkmasına sebeb olur. Operasyonda laparoskopik olarak 5 mm lik deliklerden batın içine gönderilen  2×10 cm boyutlarında hazırlanan –Y- şekli prolen yama vajen ön ve arka duvarlarını destekleyecek şekilde leğen kemiğinin promontorium denen arka üst bölümüne sabitlenir. Pelvik organ sarkması tedavisinde altın standard olarak gösterilen bu yöntem laparoskopik olarak yapıldığında hastada ameliyattan hemen sonra olumlu sonuçların alınmasını sağlar. Hasta ameliyatın ertesi günü taburcu olabilir. Bu cerrahi laparoskopik olarak yapıldığı gibi robotik cerrahi kullanılarakta yapılabilir. Hastalığın tedavi sonuçları aynıdır, sadece robot cihazın kullanım maliyetleri ameliyat masrafına eklenir.

vajen güdüğünün kalça kemiğine dokuya uyumlu yama ile asılması
vajen güdüğünün kalça kemiğine dokuya uyumlu yama ile asılması

 

LAPAROSKOPİK SAKROSERVİKOPEKSİ

 

Üreme çağındaki kadınlarda bağ dokusu zayıflığına, zor doğumlara yada karın içi basıncını artıran tıkayıcı kronik akciğer hastalıklarına bağlı olarak rahmin dışarı çıkması ve ele gelen kitle olarak hissedilmesi mümkündür. Bu durumda laparoskopik sakrokolpopeksiye benzer bir teknikle 2×10 cm boyutlarında hazırlanan prolen yama ile rahim leğen kemiğinin promontorium denen arka bölümüne sabitlenir. Rahmi destekleyen yeni bir bağ dokusu oluşumu sağlanır. Bu şekilde hasta üreme kabiliyetini korur. Yeni gebelikler yaşayabilir.

 

Kadın doğum uzmanınız tarafından rahmin asılması (sakroservikopeksi)  yada rahmin daha önceden alındığı vajen güdüğünün sarkması durumlarında (sakrokolpopeksi) laparoskopik yaklaşım daha az ağrı, 5 mm kadarlık birkaç küçük dikiş izi, daha az kan kaybı, ve erken eve yada işe dönüş anlamı taşımaktadır. Laparoskopik yaklaşım vakaların büyük kısmına uygulanabilir. Kadın doğum uzmanınızın bu tip hastalıklara yaklaşımında minimal invaziv yöntemler (laparoskopi) kullandığından emin olunuz.  

 

Rahim sarkması http://www.youtube.com/watch?v=m3W8MnhMpAU

 

Vajen güdüğü sarkması http://www.youtube.com/watch?v=cXFVbvzMSN0

 

Laparoskopik Miyomektomi (Laparoskopik Miyom Çıkarılması)

MİYOM (LAPAROSKOPİK MİYOMEKTOMİ- HİSTERESKOPİK MYOMEKTOMİ)

Miyom rahmin (uterusun) kendi düz kas liflerinden gelişen, sınırları belirgin iyi huylu tümöral kitlelerdir.

Ailesinde miyom olan kadınlarda daha sık gözükür, üreme çağında miyom görülme ihtimali artar.Bu oran %15-20 dir.  Bunun sebebi karşılanmamış östrojen hormonunun artmasıdır. 
Irklara bağlıda sıklığı değişir. Siyah ırkta daha fazla görülür. Gebelikte yüksek östrojen düzeyine bağlı olarak miyomlar daha fazla büyürler. Büyüyen myom fetusu iterek düşüklerin yaşanmasına yol açabilir. Menopozda miyomlar azalır ve küçülürler. Bunun nedeni de östrojen hormonun azalmasıdır. Myomun büyüme ve kan akımı hızı ultrasonla değerlendirilerek kötü huylu bir sarkom olması olasılığı çok nadir de olsa değerlendirilmelidir. Kesin tanı parçanın çıkarılması sonucu patolojik olarak konur.

AÇIK VE KAPALI MİYOM ÇIKARILMASI AMELİYATLARI ANİMASYONU

 

Her myom ameliyat edilmelimidir sorusuna verilecek cevap doğru endikasyon, doğru zaman ve doğru yöntemdir. Herhangi bir bası yada kanama semptomu yaratmayan bir myomda sarkom (kötü huylu düz kas tümörü) şüphesi uyandıran bulgular olmadığı sürece ameliyat endikasyonu yoktur. Buna karşın aşırı kanamalar yaratan, rahime bebek implantasyonuna engel olan (Submuköz myomlar gibi), mesaneye ve son barsağa bası semptomları ve ağrı yaratan myomların alınması endikasyonu vardır. Hastanın yaşı yapılacak ameliyat şeçiminde önemlidir. Menopoza yakın yaşlarda menopozda miyomun büyümesinin duracağı ve atrofiye uğrayacağı ihtimali gözönüne alınarak ameliyat ertelenebilir. Genç yaşta rahmin korunmasına yönelik bir minimal giriş cerrahisi (laparoskopi) yöntemi olan laparoskopik miyomektomi (laparoskopik miyom çıkarılması) veya histereskopik miyomektomi (histereskopik myom çıkarılması) yöntemi kullanılabilir. Bu ameliyatlarda kapalı yöntemleri uygulayacak jinekoloğun ileri endoskopik cerrahi ameliyatlarında deneyiminin olması büyük önem taşır. Yapılan ameliyatın video görüntülerinin istenmesi ve cerrahın önceki laparoskopik myom ameliyat sayılarının sorgulanması önem taşır.Operasyondan önce hastaya GNRH analoglarının rutin verilmesinden kaçınılmalıdır. Bu ajanlar kanamayı azaltmak için bazı cerrahlarca önerilsede miyomun rahime yaptığı hattı belirsizleştirir ve miyomun rahimden ayrılmasını güçleştirir.Nadir vakalarda hastanın kanamasını ameliyat öncesi kesip hastayı ameliyata hazır kan düzeyine yükseltmek için kullanılabilir. Ameliyat sırasındaki kanamayı azaltmak için vasokonstrüktör (damar daraltıcı)ajanlar yada atar damarların geçici olarak sıkıştırılması yöntemleri laparoskopik miyomektomide önerilen yöntemlerdir. Bu ajanların kullanılması kanama kontrolü için kullanılacak elektrik koterizasyon (yakma) ile kanama kontrolü ihtiyacını azaltacak ve daha güçlü yara iyileşmesini sağlayacaktır. Güçlü yara iyileşmesi gebelik isteyen hastalarda rahim kasının gerilme gücü ve gebeliğin sağlıklı devamlılığı açısından önem taşır. Üreme çağının sonuna yakın doğumlarını tamamlamış kadınlarda ve çoklu miyomlarda rahmin tamamının kapalı ameliyat tekniği ile alınması anlamına gelen laparoskopik histerektomi yöntemide bir tedavi alternatifidir.

 

Miyomlar rahimde, İntramural miyomlar olarak yerleşebilir.
En sık rastlanan miyom çeşididir. Rahimin miyometrium(düz kas) tabakası içinde bulunurlar,  büyümeye bağlı bası bulguları , kanama yada ağrı yaratırlar. Subseröz miyomlar rahmin dışını çeviren zarın altında yerleşmiş miyomlardır. Eğer saplı yapıda olur ve kendi etrafında dönerse kanlanması bozulur ve ağrı yapar. Nadiren bası semptomu yaratır. Hastada kanama şikayeti yaratmazlar.
Submüköz miyomlar,
rahimin iç zar tabakasının altına yerleşen miyomlardır. Bu miyomlar en fazla kanama yapan miyomlardır. Embryonun implantasyonuna ve gebeliğin devamına engel olan myomlardır. Tüp bebek gibi yardımcı üreme tekniklerinden önce temizlenmesi şiddetle önerilen miyom grubudur.  Bu myomlar bazen ileri derecede büyüyerek rahimden dışarı çıkabilir.

 

Miyomların cerrahi dışında kesin tedavisi yoktur. Sadece menopoza yakın yaşlarda yada sistemik hastalıkların cerrahiye izin vermediği durumlarda GNRH anologları kullanılabilir. Bu ilaçların uzun dönem kullanımı kemik erimesi, adet kesilmesi, ateş basması gibi şikayetler yaratabilir. Hasta memnuniyeti bu nedenle azdır.

 

Myomların
 miyomu besleyen damarların tıkanması ve beslenmesinin  bozulması ile miyomların giderek küçülmesinin sağlanması şeklinde önerilen tedavi yöntemleri kullanılan ajanların yumurtalık ve rahim iç zarı (endometrium) tabakasına verebilecekleri hasar riskinden dolayı genç hastalara önerilmemektedir.

 

Laparoskopik miyom ameliyatı üç ana bölümden oluşur.

 

  1. Myomun Ayrılması :Myoma ulaşmak için rahmin duvarına yapılan kesi ve miyom hattının bulunması. Miyomun yatağından traksiyon- kontraksiyon (mekanik çekme- karşı çekme) yöntemleriyle çıkarılması
  2. Myom yatağının onarımı: Myom çıkarıldıktan sonra Rahim duvarında açılan kesi hattının iki kat yada ihtiyaç halinde üç kat onarımı
  3. Myomun parçalanarak batın dışına alınması (morselasyonu): Bu aşamada karın boşluğuna çıkarılan miyom karın duvarından trokar yerlerinden içeri sokulan morselasyon cihazları ile küçültülerek rahim dışına alınır. Vajen arka duvarından karın boşluğuna girilerek parçalanmadan tek parça halinde miyomun çıkarılması da tercih edilebilecek diğer bir yöntemdir.

http://www.youtube.com/watch?v=TdGswtqDxNw

http://www.youtube.com/watch?v=alA3CcdxaBc

http://www.youtube.com/watch?v=XuDCU37aZ2s

http://www.youtube.com/watch?v=G7m2GqG9NLo

 

 

 

Histereskopik myom ameliyatında ise rahmin içine operatif histereskopi cihazı denilen ve kamera ucunda yakıcı, kesici cihazlar bulunduran enstrumanla girilir ve myom rahmin iç duvarından tıraşlanır, parçalar halinde dışarı alınır. Özellikle tedaviye dirençli Rahim kanamalarında ve tüp bebek tedavilerinde implantasyon (embryonun rahme yapışması) başarısızlıklarında uygulanması gerekli bir tedavidir.

 

Kadın doğum uzmanınız tarafından miyomun alınması endikasyonu konulduysa laparoskopik yaklaşım daha az ağrı, 5 mm kadarlık küçük dikiş izi, daha az kan kaybı, ve erken eve yada işe dönüş anlamı taşımaktadır.Laparoskopik yaklaşım vakaların büyük bir kısmına uygulanabilir. Kadın doğum uzmanınızın bu tip hastalıklara yaklaşımında minimal invaziv yöntemler (laparoskopi) kullandığından emin olunuz.  

Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı

ben kimim?

 

Doç.Dr.Önder KOÇ 1972 yılında Ankara da doğdu. İlk okulu Bolu da, ortaokul ve liseyi Ankara Atatürk Anadolu Lisesinde okudu. 1996 senesinde Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesini, 2003 yılında Ankara Dr.Zekai Tahir Burak Kadın Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum İhtisasını bitirdi. İhtisası ve Tıp eğitimi süresince Long İsland College Hospital (New York), Kingsborough Medical Center (New York) ve Brooklyn Methodist Hospital (New York)da ileri Jinekolojik endoskopik uygulamalar konusunda eğitim aldı. 2006 yılına kadar Yozgat da Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı olarak görev yaptı. 2007 yılından beri Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesinde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. 2009 yılında Telaviv Üniversitesi Assaf Harofe Tüp Bebek Merkezinde İnvitro Maturasyon ve kanserli hastaların yumurtalarının korunması üzerine araştırmalarda bulundu. 2010 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Üremeye Yardımcı Yöntemler Eğitim Merkezinden Tüp Bebek Uygulama Sertifikasını aldı. Akademik hayatı boyunca Kadın Hastalıklarında laparoskopik (kapalı cerrahi) yöntemlerin uygulanımı konusunda Elancourt –Paris (MASTERCLASS) ve IRCAD-Strasbourg( ADVANCED TECHNIQUES IN LAPAROSCOPY) da hayvan laboratuarlarında eğitim aldı. Uzmanlığı süresince Kadın hastalıklarında 1000 den fazla ileri düzey laparoskopik cerrahi operasyonu (laparoskopik Rahim Asma Ameliyatı, Laparoskopik Myom çıkarılması, laparoskopik Rahim Çıkarılması, Laparoskopik Endometriosis cerrahisi, laparoskopik kist eksizyonu vb…) primer sorumlu cerrah olarak gerçekleştirmiş, çok sayıda kongrede laparoskopi alanında konuşmacı, uzman eğitimci olarak yeralmıştır. Yayınlanmış çok sayıda ulusal ve uluslararası bildirisi bulunmaktadır.

 

ben kimim? yazısına devam et

Laparoskopik Histerektomi (Laparoskopik Rahim Çıkarılması)

 

Başlangıçta laparoskopi vajinal histerektomi ameliyatlarından önce bozulmuş anatomiyi karın içi boşluğuna girerek düzeltmek ve ameliyatı kolaylaştırmak için kullanılmıştı. Günümüzde ise karın içi yapışıklıklar, endometriosis, veya büyük miyomlu bir rahimde vajinal histerektominin yapılabilirliğini değerlendirmek veya ameliyatın bir kısmı yada tamamını laparoskopik olarak gerçekleştirmek için kullanılmaktadır.

 

Rahim alınması( histerektomi) için 3 temel yaklaşım 1) Laparoskopik yardımlı vajinal histerektomi (LAVH) 2)Laparoskopik histerektomi (LH)  ve 3) Laparoskopik supraservikal histerektomi (LSH)dir.

 

Her 3 yöntem içinde temel teknikler standardize edilmiş olmasına karşın tekniklerin avantajları, riskleri ve hangisinin ne zaman kullanılması gerektiği konusundaki tartışmalar devam etmektedir.

LAVH üç teknik arasında en sık kullanılan ve en hızlı yayılan yöntemdir. Teknik olarak öğrenilmesi ve uygulanması diğerlerinden daha kolaydır.

Üç yada dört giriş teknikleri kullanılarak karın içi zarlar (periton) gözlenir, varsa yapışıklıklar ayrılır. Yumurtalıkları besleyen (yumurtalıkların alındığı) yada yumurtalık ve Rahim arasındaki (yumurtalıkların bırakıldığı) atardamarlar bağlanır ve kesilir. Rahmi karın ön duvarına bağlayan bağlar kesilir. Rahim ile mesane birbirinden ayrılır. Bu aşamada rahmin ana atardamarları laparoskopik olarak kesilebilir yada cerrah bu aşamada vajinal ameliyata geçmeyi tercih edebilir ve ameliyatı vajinal olarak tamamlar. Rahmi vajenden doğurtarak çıkarır. Rahmin vajene doğru sarkma derecesi fazla ise daha çok tercih edilen bir yöntemdir.

 

Laparoskopik histerektomi cerrah için ikinci seçenektir. Başlangıcı LAVH gibidir,farklılığı tüm Rahim ameliyatının laparoskopik olarak tamamlanmasıdır. Cerrah endikasyonlarını LAVH ile benzer olarak seçebilir, önemli farklılık ise bu hastalarda Rahim sarkması olmamasıdır. Rahimde sarkma olmaması vajinal yaklaşımı zorlaştırır. Doğum yapmamış ve dar vajinal yapıya sahip hastalarda tercihedilir. Üreter (böbrekten gelen idrar kanalı) ayırt edilir, rahmin ana damarları bağlanır ve kesilir. Rahmi tutan ana bağlar kesilir. Rahim karın boşluğunda tamamen serbestleştirilir. Vajenden dışarı alınır. Çok büyükse morselatör denilen parçalayıcı cihazla küçültülür ve karın boşluğu dışına alınır. Ardından karın boşluğu ve vajen arasındaki açılan boşluk dikilerek kapatılır. Dikişler cerrahın tercihine göre laparoskopik olarak yada vajinal olarak atılabilir.

Laparoskopik supraservikal histerektomi (LSH) üçüncü yaklaşımdır.

LAVH gibi başlayan ameliyat çoğunlukla iyi huylu patolojiler için tercih edilir. Rahmin ana damarları bağlanıp rahmin üst bölümü (fundus) rahim ağzından (serviks) ayrılır. Karın içinde serbestleşen Rahim bölümü morselasyon denilen küçültme-parçalama yöntemi ile karın boşluğu dışına alınır. Rahim ağzı hastada bırakılır. Özellikle Amerika da cinsel aktif kadınlarda cinsel duyarlılığın daha fazla korunduğuna inanıldığı için tercih edilen yöntemdir. Bu hastalar Rahim ağzı bırakıldığı için Rahim ağzı taramalarını (servikal smear) düzenli olarak yaptırmaya devam etmelidir.

Kadın doğum uzmanınız tarafından rahmin alınması endikasyonu konulduysa laparoskopik yaklaşım daha az ağrı, 5 mm kadarlık küçük dikiş izi, daha az kan kaybı, ve erken eve yada işe dönüş anlamı taşımaktadır.Laparoskopik yaklaşım vakaların %98 ine uygulanabilir. Kadın doğum uzmanınızın bu tip hastalıklara yaklaşımında minimal invaziv yöntemler (laparoskopi) kullandığından emin olunuz.   

 

http://www.youtube.com/watch?v=PU2k-WnC_OQ

http://www.youtube.com/watch?v=CAfqpE4EVUo

http://www.youtube.com/watch?v=U7TTFKjPKHU